February 2012
4 posts
3 tags
Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak… Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak…
3 tags
Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu… Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için, her şeyi, çiğneyerek, birbirine koşuyordu.
2 tags
falan.
January 2012
6 posts
nice is good.
1 tag
Fırsatı varken ağlamalı insan. Ele güne sergilenmeyecek duyguları olduğunu...
– Emrah Serbes
Waiting for the sun.
Bazen hiç uyumamak en iyisi bence. Uyanık kalsam her şey daha da zor, insan uyuduğunda en azından hayattan biraz da olsa uzaklaşmış oluyor. Rüyaları saymazsak… Bazı geceler sırf rüya görmek için uyumak isterim, dün gece de öyle oldu. Evet, rüya gördüm ama gördüklerimle yüzleşebilir miyim ben de bilmiyorum. Normalde çok mutlu olmam mı gerekirdi bilemiyorum ama mutlu olmakla üzülmek...
Sen bu satırları okurken ben çok uzaklarda mı olacağım bilmiyorum aslında. Uzak, kime göre uzak peki? Bence birisine sırtını döndüğünde de uzak. Beklemek var bir de tabi, ne kadar beklemek? İki göz kırpma arası geçen süre bile beklemem ki ben. Özlerim. Bencil miyim? Evet, istemeden de olsa öyleyim galiba. Ne anlatsam ki şimdi onu bile bilmiyorum ama anlatmak istiyorum. Bir şey söyleyeceğim, ne...
September 2011
2 posts
August 2011
7 posts
1 tag
İnsanı delik deşik eden sessizlikler var, geceyi bölen çığlıklardan daha beter....
– Emrah Serbes
1 tag
sosyalkedi.: Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte... →
sosyalkedi:
Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz “Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz”. Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere O…
2 tags
Biraz daha zorlarsam pin up kızı bile olabilirmişim.
Tanrı öldü: insana acımasından öldü tanrı.
– Friedrich Nietzsche
bir tumblr kullanıcısı olarak ben de kedi seviyorum tabiiki
böyle 4 kediyi bağlayıp öyle seviyoruz, sonra bi rahatlama falan işte.
July 2011
10 posts
Neşe ile ızdırapla, Düşünce ile dolu iken, Tükenmez ezalar içinde, Ümitler, tereddütler geçirirken Kederler içinde yoğurulurken Mesut olan, Ancak seven ruhtur.
Johann Wolfgang von Goethe
Sen şakağımda vuran duvar saatisin
Sen solumazsan eğer ben boğulurum
– Louis Aragon
66. Sone
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru, Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, Değil mi ki korkudan dili bağlı...
Yatağına yatınca yüreğinin sesinden uyuyamıyorsan...
stajyermafya:
[Aziz Nesin]
Söylenecek sözler bitmiş artık. Tükeniyor muyum anlayamıyorum hiç bir şeyi.
Sizin için özel günler tam olarak neyi ifade ediyor bilemiyorum ama benim için normal günlerimden daha da normal oluyor nedense.
Kalp kırılır, dil tutulur.
Nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların...
nutellatanrisiaskina:
noranes:
Sylvia Plath/Sırça Fanus
syf:169
June 2011
3 posts
1 tag
Mevsimler değişiyor, geçiyor. Zaman akıp gidiyor, durdurmak ne mümkün. Bazen mutluluğa akıyor zaman, bazen türlü türlü kederlere. Ama durdurmak ne mümkün. Mevsimlere sığınıyorum, bahar rüzgarına, yaz güneşine. O güneş benim yüzümü gülümseten, bir de kış güneşi vardır ki o da içimi acıtan. Şimdi yaz güneşi benimle, ona sarılacağım sımsıkı. Yaz bitmesin, yaz biterse ben biterim..
Hiç kimse başkasının yerine acı çekemez. Hiç kimse bir başkası adına mutlu...
– Altay Öktem — (via muskulpesentbirtavir)
May 2011
15 posts
İZMİT TUMBLR BULUŞMASI. Ohyes.
duskirintilari:
nutellatanrisiaskina:
Afiş Nazlıdan. Olm bu resim eski lan! Bu köprüyü yıktılar yenisini yaptılar! Neyse idare edin.
Sorusu olan gelsin.
REBLOGLAYIN. KIZDIRMAYIN BENİ.
Nazlı’yı çingenelere vericem.
Holy shit. tumblrda izmitte yaşayan insanlar olduğunu bile bilmiyodum yeminlen. oğlum ben kendi kendime diyodum lan tumblr izmit buluşması yapsam 3 kişi anca gelir diye, kaç...
1 tag
Bütün perdeleri kapatabilirsin. Güneşin doğuşunu göremezsin o zaman. Görmesen de doğar o güneş ama bu sefer sana değil perdeleri açık olanlara.Perdelerimi en son ne zaman açtığımı anımsamak zor. Güneşi görmeden güne başlamak daha normal geliyor. Güneş neden benim için doğsun ki zaten, bence çok anlamsız, ben güneş olsam doğmazdım her halde…
2 tags
Aptalca beklentilerim ve ben.
-Bence muhteşem bir ikiliyiz.
3 tags
Bir ses etsin, etsin ki içim uçsun ona, yastığına konsun. her dönüşünde koklasın, kazısın içine kokumu..
Bisikletini bile özledim.
Zaman geçiyor ağır adımlarla. Sinsi sinsi, can acıta acıta ilerliyor. Işığa yaklaşırken bu kadar acıtmak nedendir bilinmez üstelik. Olmak istenilen yer ve olunan yer arasında bu kadar mesafe varken, bu kadar acıtması çok doğal aslında. Kabullenmek gerek yalnızlığı, çaresizliği. Kimine göre alışılır, kimine göre geçmez bu kadar zaman. Peki ya bana göre? Kimse sormadı sen ne düşünüyorsun diye, iyi...
Yetmiyor. Ne kadar öperseniz öpün. Dudaklarınızı...
Vikpedi’de 14 Temmuz yazınca çıkanlar bile beni delirtebiliyor.
Olaylar
1683 - Osmanlı Orduları, Viyana‘yı ikinci kez kuşattı.
Doğumlar
1862 - Gustav Klimt, Avusturyalı sembolist ressam (ö. 1918)
Neden Avusturya, neden Viyana! Yahu çık artık hayatımdan Viyana.
“Şimdi sensizlik oturuyor, kalkıp gittiğin yerde.”
cCc püskevit reyiz cCc
Uzak.
Bir sabah uyanırsın, şöyle bir perdeyi aralayıp güneşin gözlerini taciz edercesine içine içine girmesine izin verirsin o sabah. Geceden karar vermişsindir, sabah uyandığında güneşi tüm parlaklığıyla göreceksen eğer, o sabah mutlu başlayacaksın güne. Ve öyle olur, güneşin içini ısıtan sıcaklığını kemiklerinde hissede hissede gülümseyerek çıkarsın evden. Arada ufak esintiler içini...
Tüm hayatını adeta ele geçirmiş olan birinin senden binlerce kilometre uzak olduğu, değil aynı şehirde aynı ülkede bile olmadığı zaman, işte o zaman o hayattan ne kalır ki geriye yaşanacak…
April 2011
8 posts
Dayanma gücün kalmadığında, tutunacak bir şeyler arasın. Ararsın ama bulamazsın ya, işte tam da öyle bir şey. Artık tutunacak ya da sığınacak hiç bir şey kalmadı. Çırpınacak bile gücüm yok.
Kilometrelerce uzaktaki birini beklemenin nasıl...
sosyalkedi:
13.12.2010